HD ile Görüntüde Yüksek Kalite Zamanı
HD ile Görüntüde Yüksek Kalite Zamanı

Son zamanlarda High Definition (HD) üzerinde çok konuşulmaya başlandı. HD'nin detaylarını inceleyeceğimiz bu haberde yeni televizyonunuzu alacağınızda faydalı bilgiler sunmaya çalışacağız.
Görüntüde bir HD rüzgarı aldı başını gidiyor. Bir sürü farklı çözünürlük oranı, Blue Ray, HD-DVD çekişmesi, DVB-T gibi bir çok yeni kavram havada uçuşuyor.
NEYİN NE OLDUĞUNU TAM ANLADIĞIMIZ SIRADA, yeni bir teknoloji tozu dumana katıyor. İşte, “Teknolojiden Hayatımıza” köşesinde ortamı bu toz ve dumandan arındırmaya çalışacağız. Televizyon yayıncılığından video aşamasına kadar HD'nin neler getireceği, neleri değiştireceği gibi daha pek çok sorunun cevaplanacağı köşemizde işe ilk olarak HD'nin ne olduğunu anlatmakla başlayalım, ne dersiniz?

HD NEDİR?
HD, High Definiton (Yüksek Tanımlı) kelimelerinin kısaltılmış hali. HD teknolojisi sayesinde daha kaliteli ve yüksek çözünürlüklü bir görüntü söz konusu olacak. Sinema perdesinde izlediğimiz görüntüleri andıran daha belirgin ve net resimler izleyeceğiz. Buraya kadarını pek çoğunuz biliyordur zaten. Peki işin sırrı nerede?
İşin sırrı, HD görüntüsünün oluşturulmasında gizli. Normal bir görüntünün “piksel” adı verilen küçük noktalardan oluştuğunu hatırlayın. Görüntünün bir tek karesini oluşturabilmek için, pikseller ekranda enine hatlar halinde yayınlanırlar ve bunlara Scan Line (görüntü hattı) adı verilir. Tek bir HD resim karesi, 720 progressive (720p) hattan veya 1080 interlaced (1080i) hattan oluşur. Standart görüntü ise 525 hattan meydana gelir. Böylece bir tek HD görüntü karesi oluşturulurken daha fazla ayrıntı aktarılır, bu da görüntünün daha kaliteli olmasını sağlar. HD, ayrıca 16:9 görüntü formatıyla da yüksek bir görüş açısı sağlar. Aslında çoğu film karesi 16:9 oranında çekildiğinden HD, standart görüntü oranına göre (4:3) kayıpsız bir izleme keyfi sunar.
NELER GETİRECEK?
Daha yüksek kalitede TV yayını izlemenin yanı sıra, High Definition televizyon yayınları, ayrıca reklamsız TV izleme keyfini de yaşatacaklar. Yayın esnasında görüntüyü kaydetmek, dondurmak ve yeniden izlemek mümkün olacak. Herhangi bir yerde, arabanızı park edip içinde High Definition TV yayını seyredebileceksiniz.
Öte yandan interaktif yani katılımcı bir TV yayını başlayacak. Cep telefonu ya da PDA aracılığıyla televizyon yayınları izlenebilecek. Böylece TV yayıncılığıyla internet ve haberleşme olanakları birbirine yakınlaşacak.
DİJİTAL TV YAYINI
Dijital; yani Sayısal TV yayınını anlayabilmek için ülkemizde şu an kullanılan analog yayınla karşılaştırmak sanırım en doğrusu olacak.
Analog sistemde, görüntüdeki siyah ve beyaz oranı voltaj aralığıyla belirleniyor. Dijital (Sayısal) sistemde ise bu oran bitlerle ifade ediliyor. Görüntünün TV alıcılarına ulaşması için kat edilen mesafe, analog yayınlarda bozulmaya neden olurken; dijital yayınlarda bu bozulma minimum seviyede yaşanıyor. Ayrıca dijital resim ve ses işareti sıkıştırılırken (MPEG 2) bu yolla daha fazla resim ve ses bilgisi iletilebiliyor. Bu sıkıştırma da ses ve görüntünün çözünürlüğünü artırarak daha fazla detayın görüntülenmesini mümkün kılıyor.
İZLEYEBİLMEK İÇİN NE GEREKİYOR?
Bu noktada dijital yayını çözebilen set top box'lara ihtiyacınız olacak. Bu sayede eski televizyonlarınızdan da bu yayınları izleyebileceksiniz. Tabi yüksek ses ve görüntü çözünürlüğü olmadan... Peki bu yayını izleyebilmek için ihtiyacımız olan cihazlara ödeyeceğimiz para ne olacak? Bu cihazlarla ilgili fiyatlar ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor.
Örneğin, dijital yayını çözen basit bir cihaza ödeyeceğimiz miktar 50 ile 100 dolar arasında değişiyor. Avrupa'nın yüzde 13'ü şu an dijital TV yayınını izliyor. Bu oranın 2010 yılında yüzde 80'i bulması bekleniyor. Ülkemizde ise önümüzdeki sene deneme aşamasında başlanacak dijital TV yayınına, tam anlamıyla geçiş tarihimiz 2014 yılını bulacak.

BLU-RAY, HD-DVD ÇEKİŞMESİ
Olayın video boyutunda ise henüz galibi belli olmayan bir yarış söz konusu. Tıpkı eskiden, video izlediğimiz dönemlerdeki Beta ve VHS formatları gibi...
Başı çeken firmalar da yine aynı. Blu-Ray'in arkasında Sony, HD-DVD'nin arkasında ise Toshiba var. Bu yeni formatlara şu an tüketici talebinin olup olmadığı hala tartışılsa da dijital dünyadaki gelişmelerin, DVD'lerin sınırlarını zorladığı günümüzde bu değişim kaçınılmaz gibi görünüyor.
Ev eğlencesi anlayışımızda devrim yaratacak Blu-Ray ve HD-DVD'yi şöyle bir mercek altına alalım. Ne gibi teknolojiler içeriyor. Farkları neler?
BLU-RAY
Blu-Ray; başını Sony'nin çektiği ve aralarında Apple, Dell, Hitachi, HP, JVC, LG, Mitsubishi, Panasonic, Pioneer, Philips, Samsung, Sharp, TDK ve Thomson gibi teknoloji devlerinin bulunduğu Blu-Ray Disc Association (BDA) tarafından geliştirilen yeni nesil bir optik disk formatı. Blu-Ray'in 36 Mbps'lik inanılmaz veri transfer hızı sayesinde HD yayınlarını orijinal resim kalitesi ile kayıt ederken, aynı anda disk üzerindeki video'yu da izleyebileceğiz. DVD'lere kıyasla 10 kat fazla veri saklama imkanı sağlayan Blue Ray; dalga boyu daha kısa olan mavi lazer (450nm) ışığını kullanıyor. Çift katmanlı bir Blue Ray diskine 50 GB'lık veri depolanabiliyor. Blue Ray'de, HDTV için standart olan MPEG 2 sıkıştırması tercih edilmekte. 2 saatlik HDTV kalitesinde bir film, tek yüzlü 25GB'lık bir Blue-Ray diske boş yer kalmadan aktarılabiliyor. Bunun dışında Blu-Ray, DVD-R, DVD-RW gibi yazılabilir formatları da destekliyor.
HD-DVD
Bu yeni teknoloji ürünü optik diskler; yüksek kalite ve kapasite, aşılamayan kopya koruması ve düşük maliyetle yüksek üretim verimliliği sunmakta... Ayrıca tek lensli optik kafalara sahip daha ince sürücülerle de kullanılabiliyor. Tek yüzlü HD DVD'lerde iki çeşit mevcut: 15 GB kapasiteli tek katmanlı disk ve 30 GB kapasiteli çift katmanlı disk. Şu an bir DVD üzerine 2 saatlik görüntü kaydı yapılabilirken, 30 GB'lik bir HD DVD üzerine yeni veri sıkıştırma teknolojisini de kullanarak 48 saatlik kayıt yapılabiliyor. Ayrıca bu teknoloji geriye dönük formatları da desteklemekte... İşin üretici cephesinde de haberler iyi… Buna göre optik disk üreticileri, hali hazırda kullandıkları üretim bantlarını, mevcut DVD'lerle aynı yapıya ve temel üretim proseslerine sahip olduğu için kullanmaya devam edebilecekler ve yapılacak bazı ufak değişikliklerle HD-DVD de üretebilecekler
ÖZET
Blue Ray sunduğu imkanlarla şu an bir adım önde gibi dursa da var olan DVD'yle aynı yapıya ve temel üretim proseslerine sahip olan HD-DVD'nin uygun maliyeti ve eski teknolojiyle uyumlu olması onun en büyük avantajı. Sonuçta hangi format kazanırsa kazansın; konuya HD yayınla evlerimize girecek ses ve görüntü kalitesi açısından baktığımızda gerçek kazanan bizler yani tüketiciler olacak. Siyah beyaz yayından renkli yayına geçişten sonra en büyük devrim olarak kabul edilen HD yayın, ülkemize gelmek için gün saya dursun, bilim adamları çoktan ileride kullanacağımız teknolojileri belirlediler bile. Örneğin; İngiltere'de geliştirilen teknolojiyle tek CD'ye, 118 DVD büyüklüğünde veri yazılabiliyor. Bu da yaklaşık 478 saatlik görüntü; yani bir dizinin 18 yıl boyunca tüm bölümlerine tek CD'de sahip olmak anlamına geliyor.Kaynak: Koyuncu Elektronik.
Etiketler: HDTV,HD-DVD,BLU-RAY
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
